27 Haziran 2016 Pazartesi

UNUTULUŞ // Kitap Yorumu


                                           





Dış özellikler:                                                                                                                            
Kitabın kapağındaki ponçiği tanımayan yoktur diye umuyorum; Pepe Toth. Bu adamda ciddi anlamda bi tip var fakat bu kapak yönetmeni ısrarla bu çocuğu yerin dibine sokmayı başarıyor. Kapak çok kötü bence. Şuan rezalet demiyorsam sebebi verilen emektir. Cidden kapak çok kötü. Ağzı olsa da konuşsa... Fakat bir detay hoşuma gitti ki inşallah yanlış anlamamışımdır, Pepe'nin arkasında bir ışık hüzmesi var. Ben o ışığı Daemon'ın asıl hali olarak düşündüklerini düşündüm. Yani öndeki insan hali, arkadaki sarı kısım da Luxen hali. Çok mantıklı bence. Onun dışında kitabın rengini çok beğendim. Daemon gibi seksi bir renk. Arka kapak yazısında anlatım bozuklukları almış başını gidiyor. Göze batan hatalar mevcut. Kitabın sayfalarında çok kaliteli bir kalitesizlik var. Çok afedersiniz ama osursak yırtılacak gibi. Aşırı ince kağıtlardan oluşturmuşlar. Ve seriyle yan yana koyunca diğer kitaplardaki sayfalarla bu kitabın sayfaları arasındaki kalite farkı ışın atıyor. Renkleri bile farklı. Hayır yani Dex hayvan gibi para kazanıyor, insan azcık kaliteli basar.

Fiziki puanım: 1,5/3

Kitap hakkında:

Konusununu zaten biliyorsunuz, eğer bilmiyorsanız da Obsidiyen yorumuma gidebilirisiniz. Bu kitap Obsidiyen’deki aynı olayların Daemon Black tarafından anlatıldığı, ara kitap gibi bir şey. Daemon, benim hayalimdekine nazaran biraz daha duysuguz bir öküzmüş. Bunu öğrenmiş oldum. Ben en başından beri o gıcıklığın altında safbir aşkın olduğuna inanmıştım fakat kitabın sonuna geldim, hala hşlnyrm snrm .s.s diyor. Aklımı çıldıracaktım cidden. Aşık olsan ölür müsün yani? Bence aşık ama kendi egosuna yediremiyor. Kabul etmek istemiyor. Açıkçası biraz saçmaladığını düşündüm ama kitap çok zevkliydi. Cidden kendimi kaybettim okurken. EN SEVDİĞİM SERİ olduğunu da biliyorsunuzdur zaten. Bu kitabı okuduğum için aşırı mutluyum. İNNNNNNŞALLLLLAAAAAAH devam kitapları da çıkar. Blake* olayında falan tepkisini merak ediyorum doğrusu. (Blake: Katy’nin birazcık flörtü asdfghjkl) Söylemeden geçemeyeceğim ama kitabı okurken istemsizce Daemon'ı hep Tarkan olarak düşündüm.(Pepe'den daha iyi oldu açıkçası asdfghjk)

Kitap puanım: 7/7

Toplam puanım: 8,5/10

OKUYUN, OKUTTURUN……

Genel Bilgiler

Orijinal adı: OBLIVION
Yazar: Jennifer Lynn Armentrout
Yayınevi: DEX
Sayfa Sayısı: 391
Fiyat: 26 tl (indirimsiz)


18 Ocak 2016 Pazartesi

Anka'nın Dönüşü/Kitap Yorumu:

Arka Kapak Yazısı;

"Carmen, her zaman sıkıcı bir hayatı olduğundan şikayet eden genç bir kızken, bir anda kendini başa çıkamayacağı bir karmaşanın içinde bulur. Yeni tanıştığı ve kendisinin zümrüt olduğunu söyleyen Ron adında bir delikanlıyla, Dünyalıların varlığından habersiz olduğu Cristus adlı bir gezegene gidip,daha önce hiç görmediği ve kendisini öldürmek için yanıp tutuşan kardeşi Enka ile sonu gelmeyecek bir taht mücadelesine gitmek zorunda kalır. Bu sırada tahtta oturan ruh avcısından kurtulmalı ve yerini bildiği tek zümrüdü ele geçirmelidir. Carmen'ın hayatı artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır, çünkü o Anka'nın ta kendisidir."

 Arka kapak yazısından da anlaşılacağı üzere fantastik bir kitap. Fakat bu fantastik kitap bir Türk tarafından yazılmış. Bazı akranlarımda "Türk yazar okumuyorum. Çok saçma yazıyorlar." gibi bir takıntı var ve ben bunu asla kabul etmiyorum. Kitabı okuyorsunuz arkadaşlar, yazarı değil. Bu ön yargıdan acilen kurtulmanızı öneririm. Bu kitap belki mükemmel değil, belki bir IstanbulBestseller değil ama yazarın yaşına,hayat tecrübesine ve hayal gücüne oranlarsak ciddi derecede başarılı bir kitap çıkarmış. O düşüncedeki arkadaşlar "Ay türkler fantastik yazamıyor, en iyisi Cart Curt yazarın Kıl Tüy serisi." diye düşünüyorlar ama o Cart Curt yazarınız gelmiş 30-40 yaşına, bir sürü kitap yazmış belki de eğitimini almış. O yüzden bu kitabı diğer kitaplarla karşılaştırmayacağım çünkü adaletsizlik olur.

Karakterlere gelirsek...

Carmen biraz yüzeysel düşünen birisi. Bir adım sonrasını düşünmek yerine direkt sonuyla ilgileniyor fakat hiç o arada olacakların sonunu değiştireceğini düşünmüyor. Kendini sürekli tehlikeye atıyor. Akıllıca bir plan yapmak yerine güdüsel hareket ediyor. Ron ise ona nazaran daha detaycı. Carmen'ın düşünsel kısmını Ron tamamlıyor diyebilirim. Ron'un görevi Anka'yı korumak. Onun için Anka her şeyden ve herkesten daha üstün. Bunun bilincinde ve ona göre davranıyor. Carmen'ın verdiği kararlar çok basit. Aşırı kafa yorulmuş, üstünde beyin fırtınası yapılmış kararlar değil. Kendi çapında bir beyin esintisi yapıp uygulamaya çalışıyor :D Yani kitabı okurken Carmen'ın yapacağı şeyleri önceden tahmin etmekle kalmayıp daha akıllıca fikirler üretiyorsunuz. Genel olarak Carmen azimli. Bazen motivasyonu düşse de kendini kontrol altına alabiliyor ve bu onun için bir artı. Ron çok iyi bir öğretmen. Karşısındakinin moralini bozmadan daha iyiye teşvik ediyor ve başarıya ulaşıyor. Asıl Anka'nın kardeşi olan Enka'nın ruhu Turist Ömer gibi. Eğer serbest kalırsa fail-i meçhul birinin bedeninde tekrar can buluyor. Çok sakat bir özellik Anka için. Başı beladan kurtulmayacak gibi :D

Kapak Tasarımı...

Arkadaşlar eğer kapak estetiğine aldanırsanız pişman olursunuz. Ben özür dileyerek söylüyorum ki kapağı hiç beğenmedim. Editlendiği o kadar belli ki yani 'cik' deseniz kapaktaki kuş uçacak gibi. O yüzden asla ama asla dış güzelliğe önem vermiyoruz önemli olan iç güzelliği :))

Kitabın gidişatı...

Şahsen ben aşk konulu kitapları okumaktan zevk alırım. Çünkü gerçek hayatta güven ve sadakata bağlı ilişkiler olduğuna inanmıyorum. Bu kitapta aşk vardı ama kesinlikle aşk ön planda değildi. Olaylar genel olarak Enka ve ağabeyi-Taht-Anka ve zümrütler arasında geçiyor (başka karakter kalmadı neredeyse jszkjssksk). Ana düşünce düşmanı öldürmek ve tahtın daimi sahibi olmak. Fakat Anka da az cazgır değil :D Azmediyor, bazı kişileri (kim acaba ;)) buluyor. Zümrüdünün yanına ateş de geliyor. Anka'ya güç üstüne güç geliyor anam ohhh ne âlâ memleket tabii. Ama Enka durur mu? Bas gaza aşkım bas gaza. Ağabeyi bunu öyle bir dolduruyor ki..... İşte yok taht ikimizin olacak da yok Crictus bizim semt kira falan derken yavrumcağız ağabeyinin yalanlarına inanıyor. Anka'yı buluyor. Tam her şey güzel olacak, Hades Selena'yı yenecek derken Hoppala paşam, Malkara Keşan.... Anka'nın saz arkadaşları rahat durmuyor. Anka kımıl kımıl cahil zekasıyla saldırıp kendimi ölümün dayanılmaz çekici kollarına atarken sevgili Ron ve diğer ateş zümrüdü Jackson (özellikle Jackson♥♥) Ankayı kurtarıyorlar ve taht Anka'ya kalıyor. Ama bir şeyi unutuyorlar. Enka'nın ruhu serbest kaldı ve başka bir bedende tekrar hayat bulup Anka'ya ayak bağı olabilir :)) Bu spoiler değil çünkü Anka ölürse seri biter yani spoiler değil sakin olun :D

Kitabı saate vurduğumuz zaman yaklaşık olarak 4-5 saatte bitirdim diyebilirim. Hızlı okunuyor ve sizi asla yormuyor. Okurken çok merakta kalmıyorsunuz ama kitabın sonu soru işaretiyle bitiyor ve ister istemez diğer kitabı merak ediyorsunuz. Ve şunu belirtmek istiyorum ki kitap boyunca Carmen'i yazar olarak hayal ettim. Tasvirleri birbirlerine benziyor çünkü. Belkide kendini yazmıştır Carmen olarak bilemiyorum ama tüm kitap boyunca ciddi anlamda sürekli Carmen olarak Melodi Baç canlanıyordu :D

Puanım: 4.15/5
Yayınevi: Destek Yayınları
Yazar: Melodi Baç
Fiyat: 23 TL

3 Haziran 2015 Çarşamba

NEFES SERİSİ 1

Heeeyo! Ben geldim. Ne zamandır 'Tut Elimi' nin yorumunu yazacaktım ama şu sıralar golgi cisimciklerim fazla mesai yapıyor. (Sümüklüyüm yani asdfghj) Bugünde okula gitmedim ve bu saatte yorumu yazıyorum. Evet rahat battı .s.s  Hadi başlıyorum. DÜÜÜT


Babası yıllar önce ölmüş ve annesi kendisini istemiyor. Amcası ve yengesiyle beraber yaşıyor. Yengesi Carol, her şey için Emma'i suçluyor ve onu dövüyor. Amcası ise olayları bilmemesine rağmen hep eşinin tarafında oluyor. Emma çok başarılı bir öğrenci ve öğretmenlerinin gözdesidir. Bu başarısının yanında da çok iyi bir sporcudur. Sadece bir tane arkadaşı vardır: Sara. Okulun en güzel kızlarından biridir ve birçok erkek arkadaşı olmuştur. Fakat Emma Sara'nın tersi yününde genel olarak Rahibe Teresa gibi takılıyor. Ne dersiniz? Sizce bu tatlı Teresa'yı baştan çıkarabilecek biri var mı?

Okulun yakışıklılarından Evan, Emma'yla tanışmak istese de Emma ona bakmıyordu. Sizce bu direnç daha ne kadar sürebilir? Evan'dan bahsediyoruz kardeşim boru değil :D Emma artık bu çocuğu kendinden uzak tutamıyordu ve bir şart öne sürdü: SADECE ARKADAŞIZ. yaw he he bizde inandık dimi? 

1)Bu koyduğu şarta acaba kendisi uyabilecek mi? 
2)Sizce Emma'nın annesi neden onu istemiyor? 
3)Peki ya Carol? Neden Emma'dan nefret ediyor? 
4)Peki aşk, kuralları yıkabilir mi?

Tüm soruların cevaplarını Nefes Serisi 1 - Tut Elimi adlı kitapla bulacaksınız. Ve emin olun, daha önce böyle bir aşk hikayesi okumadınız :)) 


Yorum:

Romantik okumayı seven biri olarak birçok aşk kitabı okudum. Kötü çocuk iyi kıza aşık olur. Mafya babası masum bir kıza aşık olur bla bla bla... Bu kitap öyle değil. Bu kitap tam tersi biraz. Şiddet gören kız karakter, el üstünde tutulan erkek karakterdi. Bu olay, alışılandan daha farklı bir hava katmış. Kızın, geleceği için tüm o işkencelere dayanması, onun pısırık olduğunu değil, hayali için her şeyi yapacağını gösteriyor. Evan ve Sara ne kadar Emma'ya yardım etmek isteseler de Emma asla kabul etmiyor. Bu olayda çok hoşuma gitti çünkü bu durum, kendi başına tüm bu olaylarların altından kalkabilecek kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Böyle güçlü bir karakter, isteseniz de istemeseniz de sizi etkiliyor. Kitabı bitirdiğinizde aklınızda soru işareti kalıyor. Diğer kitapta cevapları bulacağınızı bildiğiniz için de ikinci kitabı sabırsızlıkla okumak istiyorsunuz. Kesinlikle okuyun. Vıcık vıcık bir aşk yok, rahatsız edici ahlaki değerden uzak şeyler de yok. Yani gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz :D



Yazar: Rebecca Donovan
Sayfa Sayısı: 489
Yayınevi: Parodi Yayınları


21 Mayıs 2015 Perşembe

LAFEBESİ - KIZKAFASI

Meraba Gençlik! Bu ay başladığımız turumuzun ilk kitabının yorumuyla buradayım. Hiç uzatmadan aşağıya geçelim :))



LAFEBESİ - KIZKAFASI


Aşk; 
sadece bir kişiyle mi,
yoksa hayatındaki her şeyle mi?

Hayal edelim, sınav sonuçlarımızı bekliyoruz. Hayalimiz Psikoloji okumak... Tercih listemize de Psikoloji'yi yazıyoruz bir de ağabeyimizin ısrarı üzerine zaten çıkmaz dediğimiz Sınıf Öğretmenliği'ni yazıyoruz. Ve heyecanla sonuçları bekliyoruz. Hayalimiz gerçekleşmek üzere, fakat gelin görün ki kazandığımız bölüm 'SINIF ÖĞRETMENLİĞİ, KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ'... Nasıl gidiyor hayal? B*ka sardı değil mi?Ama öyle demeyin. Hayatınızın altından girip üstünden çıkacak bir erkek bulmanız an meselesi... Narcus...


Kitap günlük bir dille yazılmış ve çok samimi bir kitap. Bu açıdan çok hoşuma gitti. Fakat ilk sayfalarda şimdiki zaman eki (-yor) ile yazıldığı kısımlar beni çok korkuttu. Dedim acaba tüm kitap böyle mi? Değilmiş :D Ama bazen -yor ile bazen -di ile yazılmış oralar biraz karışıktı ama abartılacak kadar rahatsızlık vermiyordu. Kitapta bol keseden küfür vardı. Şimdi bende bazen(!) küfür ettiğim için bana çok batmadı fakat hiç ağzını bozmayanlar için rahatsız edici bir durum olabilir. Konusunu akıcı buldum. Samimi olması kitabın okunmasını kolaylaştırmış ve sıkmamış bu da çok hoşuma gitti. Canınızın sıkkın olduğu bir anda okunabilecek nadir kitaplardan biri bence. Onun dışında yazarı harika bir insan....Sevecen,tatlı ve güzel :) Kendisini Alacakaranlık Efsanesi'ndeki Bella'nın annesi Renee'ye benzetiyorum :D

Puanım: 4/5

Ellerine sağlık LAFEBESİ...Turumuza verdiğiniz destekleriniz için teşekkürler OLİMPOS YAYINLARI...

5 Mart 2015 Perşembe

AŞKIN MÜZİĞİ

                                                                        LOVE , SEX , ROCK ' N ROLL ! !


Vegas'ta geçireceği gecenin sabahını hiç de böyle planlamamıştı… Evelyn Thomas'ın yirmi birinci doğum gününü Las Vegas'ta kutlamak gibi büyük planları vardı. Ama kesinlikle akşamdan kalma bir halde banyo zemininde uyanmak, otel odasında son derece yakışıklı ve dövmeli yarı çıplak bir adamın varlığı ve parmağında King Kong'u korkutabilecek boyutta bir yüzük bu planlar arasında değildi. Bir de tüm bunların nasıl olduğunu bir hatırlayabilseydi…






Şimdi gözlerinizi kapatın. Ve hayal edin? Aslında gözlerinizi kapatın dediğimden sonra buraları nasıl okuyacaksınız değil mi, salak dediğinizi duyar gibiyim o yüzden haklısınız kapamayın ama hafifçe kısın ve 21.doğum gününüzün nasıl olacağını hayal edin...Ettiniz mi? Etmediyseniz ben beklerim devam edin :D Ve şimdi Vegas'ta olduğunuzu düşünün. Şaka değil, VEGAS! Çok farklı bir amaçla gidiyorsunuz. Artık 21 yaşındasınız ve olgunlaştığınızı hissediyorsunuz. Bugün çok içtiniz ve sarhoş oldunuz, ne yapardınız? Ya da boşverin zaten yaptığınız şeyi uyanınca hatırlamayacaksınız....Tıpkı Evelyn gibi...Açıkçası ben Evelyn 'in yerinde olsam ve ne kadar sarhoş olursam olayım David gibi bir adamı hadi onu da geçtim parmağımda takılı olan ve yedi sülalemi satın alabilecek fiyattaki o yüzüğü (afedersiniz) nah unuturdum. 


1.Adam ünlü bir rock grubunun üyesi

2.Adam feci yakışıklı

3.Adam yetenekli

4.Adam gitarist

5.Adam yakışıklı demiş miydim?

#David için...

O gece arkadaşlarıyla barda eğlenirken arkadaşları garson kızla dalga geçmişti. ve o anda ortaya çıktı. Kendinden emin duruşu ve dürüstlüğü ile Evelyn istemeden David'i kendine aşık etmişti. Grubun tarzını sevmediğini direkt yüzlerine karşı söylemiş ve diğer kızlar gibi kıymetlilerini açıp gösteri yapmadığı için David ona bağlanmıştı. Ve o gece hiç hesapta olmayan bir şey oldu....EVLİLİK! Karısının ertesi gün onu unutacağını bilseydi David böyle bir hata yapar mıydı?

#Evelyn için...

Sonunda 21 yaşındaydı. Vegas'ta bir barda içiyordu. Birden o saçma rock grubunun konuşmasına şahit ldu ve sinirden kudurdu. Garson kızla alay ediyorlardı hadsizler! Hemen olaya müdahil olup çemkirdi ve kızı kurtardı. Daha sonra David'e -hangi akla hizmet bilmesekte- milkshake ısmarladı ve uzun uzun sohbet ettiler. David garson olayında Evelyn'e hak vermişti. Kibarlığı,yakışıklılığı ve sempatikliği Evelyn'i ele geçirmişti. Onun diğer grup üyelerine benzemediğini ve çok anlayışlı biri olduğunu anlamıştı. Ve hiç hesapta olmayan bir şey oldu....EVLİLİK! Ertesi gün evlendiği adamı ve o gece olan tüm olayları unutacağını bilseydi Evelyn böyle bir hata yapar mıydı?


SPOILER TADINDA KİTAP YORUMU <3

Kitabın konusu çok özgündü. Dürüst olmak gerekirse, 40 yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Helal olsun Kylie! Açıkçası o kadar yakışıklı ve ünlü bir adamın böylesine sadık birisi olduğunu asla düşünmezdim. Şuana kadar okuduğumuz kitaplarda genellikle bu yakışklı ünlü çocuk VAN NAYT SİTEND takılır. Tabiri caizse PLAYBOY. Fakat onu bu duruma sürükleyen şey kendini adadığı kızdan kazık yemiş olmasıdır. David Evelyn'i tanıdığı zaman onun doğallığına,dürüstlüğüne kapılmıştır. Yoksa Evelyn'in fiziği çok da mükemmel değildir. Kendi tabiriyle Texas kadar poposu var :D Ve o poponun üstünde DAVID yazıyor. Ne kadar romantik :D :D Ya bir insan nasıl hatırlamaz? Popona dövme yaptırmışsın ya yuh! Ne kadar içmiş olabilir ki? Tüm Tekel Bayii ni satın almış olması gerek ki öyle bir şey olsa komaya girer B-)  Aslında ikisi de birbirinden etkilendiği halde boşanmaya çalışıyorlar fakat sonunda evliliği kabullenip aşklarını kendilerine itiraf ediyorlar. Uzatmaya da gerek yok konumuz David... Yakışıklı olan asdfghj (manken olan değil asdfghj :D) Kitabın kapağı iyiydi, olaylar arası geçiş çok iyi olmuştu. Kesik kesik değildi. Ve benim en bayıldığım kısım... David'in Evelyn'den af dilemek için geldiğinde kulağındaki kabuk tutmuş x şeklindeki yarasını yapma sebebini anlattığı kısım. Bir adam bu kadar romantik olabilirdi yani helal olsun DAVID FERRIS. Adamın adı seksi bir kere asdfghj fakat seviştiği kısımlar biraz açık anlatılıyor ve ben rahatsız oldum fakat FSOG'a göre vız gelir :D başka da bana batan bir şey yoktu galiba :D 











PUAN: 3.5 / 5


Sayfa Sayısı: 320

Baskı Yılı: 2014

Dili: Türkçe


Yayınevi: Yabancı

22 Şubat 2015 Pazar

MR.GREY WILL SEE US NOW! (February 13th)

Selamınaleyküm gençler ve kendini genç hissedenler! Bayağıdır yokum dedim en sevdiğim serilerden birini yazayım.Bilin bakalım hangi seri? Başlığa bakmayın anlamazsınız jsdhfjsdhfj :D

BUGÜN GÜNLERDEN CHRISTIAN GREY! (Şuan ayın 23'ü ama idare edin :D)

Koskoca Grey Holding'in sahibi seksi,çekici,sadık,tutkulu,yakışıklı,hafiften romantik,zeki,etkileyici vs vs. Christian Grey, üniversiteden yeni mezun olan utangaç,sempatik,çekici,güzel,çok fazla romantik Anastasia Steele'e aşık olursa ne olur?

SPOİLER*****(sizi baştan uyardım. sonra vay efendim spoi verdin vay efendim kitabın içine ettin derseniz uçan tepik atarun)

Christian Grey: 20'li yaşlarının sonunda genç ve başarılı bir işadamıdır. Fakat tercih ettiği şey tüyler ürpertici... Gizlilik Sözleşmesine bağlı Hakim&İtaatkar ilişkisi...

Anastasia Steele: 22 yaşında genç ve güzel bir bayan. Hırdavatçıda çalışıyor fakat daha sonra bir yayınevinde editör olarak işe başlıyor. Tercih ettiği ilişki Çiçek İlişkisi(romantik ilişki)

Bu genç ikiliyi tanıştıralım mı artık? :)

Anastasia, ev arkadaşının ricası üzerine Grey Holding'in sahibi ile röportaj yapmaya gider. Ürkek tavırları ve yüzü Chistian Grey'i etkiler. Ve Ana'da ondan etkilenir. Daha sonra Christian Ana'yı tekrar görebilmek için kızın ikamet ettiği şehre gider ve çalıştığı yere uğrar. Christian için her şey planlıdır fakat Ana bunların bir tesadüf olduğunu düşünür. Ertesi gün için fotoğraf çekimi nedeniyle saat 10'da buluşma kararı alırlar. Christian Ana'dan kahve içme sözü alır. Fakat işin güzel yanı Ana kahveden nefret eder. Ana bir gün arkadaşlarıyla bir bara gider ve sarhoş olup Christian'ı arar. Birtakım laflar saçmaladıktan sonra Christian telefondan Ana'nın olduğu yeri öğrenir ve oraya gider. En yakın arkadaşı Ana'yı zorla öpmeye çalışırken Christian Ana'yı kurtarır ve bir otele götürür. Christian o gece ilk defa birisiyle uyumuştur. Daha sonra Chirstian Ana'yı kendi evine getirir.

Kırmızı Oda'yı Ana'ya gösterir. Fakat Christian Ana'nın bakire olduğu bilmiyordur. Öğrenince kendine çok kızmıştır. O gece Ana'nında izniyle kızın bekaretini alır. Daha sonra konu dönüp dolaşıp Sözleşmeye gelir. Ve Ana bir toplantı ister. Christian'nın kabul etmesiyle akşam yemeği eşliğinde Sözleşme'yi tartışırlar. Ana'nın istemediği maddeleri çıkarırlar. Sonunda uzlaşırlar. Ana'nın Christian'nın evinde kendi odası vardır ve Christian Ana'nın buraya taşınmasını istiyordur. Bir gün Ana Christian'dan kendisini cezalandırmasını ister. En kötü ne olabilir ki diye düşünür. Christian vazgeçmesi için uyarsa da Ana kararlıdır. Christian istemeyerek de olsa Ana'yı kemerle döver. Toplam 6 kez vurur. Ceza bittikten sonra Ana Christian'dan ayrılır.

FİLM ELEŞTİRİSİ;

Film IMBD'den 4.1 almış ki bence çok düşük bir puan ve hakkettiğinin altında bir puan. Kitabı okumadan gidenler filmi anlamadığı için ve fazla cinsel içerikli olduğu için beğenmemiş, okuyanlar ise yeterli bulmadığı için beğenmemiş. Abi Jamie Dornan bu ya nasıl beğenmezsiniz? Adamın popişi yeter!♥ Ama herkesin kendi fikri. Ve yeterli bulmayanlar biraz haklı. Gerçekten görmek istediğim kısımlar vardı. Mesela Bayan Taylor'u görmek isterdim.(Gail). Ya da ayrıldıktan sonra Ana'nın Charlie Tango'nun balonuna sarılıp ağladığı kısmı merak ediyordum. Ama filmin bitişi bence çok mükemmeldi. Asansörde başlayıp asansörde bitmesi çok ironik. Jamie rolüne löp oturmuş ama Christian'nın bu kadar güler yüzlü olması iyi değildi. Yani kitapta soğukkanlı ve cool bir tip ama filmde (afedersiniz) ota b*ka sırıtıyor. Bence biraz daha ağır abi olmalıydı. Ve Anastasia... Bence Dakota da rolüne gayet iyi uymuştu. Hem tip olarak hem davranış olarak iyiydi. Hepimizin hem fikir olduğu tek bir problem vardı bence. O da çekingen olmaması. Açıkçası 'savaşmayalım sevişelim' modundaydı. Ve kitabı okuyanlar olarak biraz daha utangaç olmasını bekliyorduk. Beyazperde kullanıcı oyu da 3,5/5



Umarım seneye de 2.film çıkar ve 2.kitabın spoilerı ile buraya gelirim. 50 TON ÜÇLEMESİ bence efsane bir seri. Okumanızı tabiki tavsiye etmem ama okuyun bence :D

31 Aralık 2014 Çarşamba

Jamie McGuire-Tatlı Bela

Ve Karşınızdaaaaa TRAVIS 'MAD DOG' MADDOX......

Seksi, Kaslı, Yakışıklı, Karizmatik, Dövüşçü, Dövmeli, Çapkın fakat bir yandan da sevdiğini kaybetmeyi göze alamayacak kadar sadık, duygusal ve fedakar bir insan. Hayatında sadece iki kadın sevdi; Annesi ve Abby Aberthany...

Travis Maddox, hayatını dövüşerek kazanıyor. Ve gerçekten iyi dövüşüyor :)) Kendisi okulun tüm kızlarını elden geçirmiş, çapkınlıkta nirvanada olan genç bir adam :)) Fakat tüm hayatı Abby'le tanıştıktan sonra alt üst oluyor. Travis hayatında ilk defa aşık oluyor...♥

Abby babasından ve babasının pis hayatından uzaklaşmak için en yakın arkadaşı America ile üniversiteye gitmiştir. Abby'nin herkesten sakladığı bir sırrı vardır. Abby, dünyaca ünlü profesyonel poker oyuncusu Mick Aberthany'nin kızıdır. Yani Abby "Lucky Thirteen" in ta kendisidir. Fakat bu sır Maddox'ların aşırı poker sevdası yüzünden açığa çıkar.  Kız şuana kadar oturduğu hiçbir poker masasından malubiyetle kalkmamıştır. Travisle girdikleri bir iddiayı bilerek kaybetti ve bir ay boyunca aynı evde yaşadılar. Sürekli çatışma içindedirler fakat böyle mazeretler aşka engel değil. Abby'nin okuldan birileriyle görüşmesine dayanamayan Travis, en sonunda aşkını ilan eder ve sevgili olurlar.......
▶Acaba ilişkilerinde ne gibi pürüzler çıkacak?
▶Abby ile Travis mutlu sona ulaşacaklar mı?
▶Zeki Müren'de bizi görecek mi? :D

Bundan sonrası Şam'da kayısı der ve yazıma son veririm :D Jamie McGuire'den Tatlı Bela kitabını ve akabinde çıkan tüm kitapları şiddetle tavsiye ederim♥ 2014'ü Tatlı Bela ile noktalıyorum. Hepinize Mutlu Yıllar!! ♥