18 Ocak 2016 Pazartesi

Anka'nın Dönüşü/Kitap Yorumu:

Arka Kapak Yazısı;

"Carmen, her zaman sıkıcı bir hayatı olduğundan şikayet eden genç bir kızken, bir anda kendini başa çıkamayacağı bir karmaşanın içinde bulur. Yeni tanıştığı ve kendisinin zümrüt olduğunu söyleyen Ron adında bir delikanlıyla, Dünyalıların varlığından habersiz olduğu Cristus adlı bir gezegene gidip,daha önce hiç görmediği ve kendisini öldürmek için yanıp tutuşan kardeşi Enka ile sonu gelmeyecek bir taht mücadelesine gitmek zorunda kalır. Bu sırada tahtta oturan ruh avcısından kurtulmalı ve yerini bildiği tek zümrüdü ele geçirmelidir. Carmen'ın hayatı artık hiçbir zaman eskisi gibi olmayacaktır, çünkü o Anka'nın ta kendisidir."

 Arka kapak yazısından da anlaşılacağı üzere fantastik bir kitap. Fakat bu fantastik kitap bir Türk tarafından yazılmış. Bazı akranlarımda "Türk yazar okumuyorum. Çok saçma yazıyorlar." gibi bir takıntı var ve ben bunu asla kabul etmiyorum. Kitabı okuyorsunuz arkadaşlar, yazarı değil. Bu ön yargıdan acilen kurtulmanızı öneririm. Bu kitap belki mükemmel değil, belki bir IstanbulBestseller değil ama yazarın yaşına,hayat tecrübesine ve hayal gücüne oranlarsak ciddi derecede başarılı bir kitap çıkarmış. O düşüncedeki arkadaşlar "Ay türkler fantastik yazamıyor, en iyisi Cart Curt yazarın Kıl Tüy serisi." diye düşünüyorlar ama o Cart Curt yazarınız gelmiş 30-40 yaşına, bir sürü kitap yazmış belki de eğitimini almış. O yüzden bu kitabı diğer kitaplarla karşılaştırmayacağım çünkü adaletsizlik olur.

Karakterlere gelirsek...

Carmen biraz yüzeysel düşünen birisi. Bir adım sonrasını düşünmek yerine direkt sonuyla ilgileniyor fakat hiç o arada olacakların sonunu değiştireceğini düşünmüyor. Kendini sürekli tehlikeye atıyor. Akıllıca bir plan yapmak yerine güdüsel hareket ediyor. Ron ise ona nazaran daha detaycı. Carmen'ın düşünsel kısmını Ron tamamlıyor diyebilirim. Ron'un görevi Anka'yı korumak. Onun için Anka her şeyden ve herkesten daha üstün. Bunun bilincinde ve ona göre davranıyor. Carmen'ın verdiği kararlar çok basit. Aşırı kafa yorulmuş, üstünde beyin fırtınası yapılmış kararlar değil. Kendi çapında bir beyin esintisi yapıp uygulamaya çalışıyor :D Yani kitabı okurken Carmen'ın yapacağı şeyleri önceden tahmin etmekle kalmayıp daha akıllıca fikirler üretiyorsunuz. Genel olarak Carmen azimli. Bazen motivasyonu düşse de kendini kontrol altına alabiliyor ve bu onun için bir artı. Ron çok iyi bir öğretmen. Karşısındakinin moralini bozmadan daha iyiye teşvik ediyor ve başarıya ulaşıyor. Asıl Anka'nın kardeşi olan Enka'nın ruhu Turist Ömer gibi. Eğer serbest kalırsa fail-i meçhul birinin bedeninde tekrar can buluyor. Çok sakat bir özellik Anka için. Başı beladan kurtulmayacak gibi :D

Kapak Tasarımı...

Arkadaşlar eğer kapak estetiğine aldanırsanız pişman olursunuz. Ben özür dileyerek söylüyorum ki kapağı hiç beğenmedim. Editlendiği o kadar belli ki yani 'cik' deseniz kapaktaki kuş uçacak gibi. O yüzden asla ama asla dış güzelliğe önem vermiyoruz önemli olan iç güzelliği :))

Kitabın gidişatı...

Şahsen ben aşk konulu kitapları okumaktan zevk alırım. Çünkü gerçek hayatta güven ve sadakata bağlı ilişkiler olduğuna inanmıyorum. Bu kitapta aşk vardı ama kesinlikle aşk ön planda değildi. Olaylar genel olarak Enka ve ağabeyi-Taht-Anka ve zümrütler arasında geçiyor (başka karakter kalmadı neredeyse jszkjssksk). Ana düşünce düşmanı öldürmek ve tahtın daimi sahibi olmak. Fakat Anka da az cazgır değil :D Azmediyor, bazı kişileri (kim acaba ;)) buluyor. Zümrüdünün yanına ateş de geliyor. Anka'ya güç üstüne güç geliyor anam ohhh ne âlâ memleket tabii. Ama Enka durur mu? Bas gaza aşkım bas gaza. Ağabeyi bunu öyle bir dolduruyor ki..... İşte yok taht ikimizin olacak da yok Crictus bizim semt kira falan derken yavrumcağız ağabeyinin yalanlarına inanıyor. Anka'yı buluyor. Tam her şey güzel olacak, Hades Selena'yı yenecek derken Hoppala paşam, Malkara Keşan.... Anka'nın saz arkadaşları rahat durmuyor. Anka kımıl kımıl cahil zekasıyla saldırıp kendimi ölümün dayanılmaz çekici kollarına atarken sevgili Ron ve diğer ateş zümrüdü Jackson (özellikle Jackson♥♥) Ankayı kurtarıyorlar ve taht Anka'ya kalıyor. Ama bir şeyi unutuyorlar. Enka'nın ruhu serbest kaldı ve başka bir bedende tekrar hayat bulup Anka'ya ayak bağı olabilir :)) Bu spoiler değil çünkü Anka ölürse seri biter yani spoiler değil sakin olun :D

Kitabı saate vurduğumuz zaman yaklaşık olarak 4-5 saatte bitirdim diyebilirim. Hızlı okunuyor ve sizi asla yormuyor. Okurken çok merakta kalmıyorsunuz ama kitabın sonu soru işaretiyle bitiyor ve ister istemez diğer kitabı merak ediyorsunuz. Ve şunu belirtmek istiyorum ki kitap boyunca Carmen'i yazar olarak hayal ettim. Tasvirleri birbirlerine benziyor çünkü. Belkide kendini yazmıştır Carmen olarak bilemiyorum ama tüm kitap boyunca ciddi anlamda sürekli Carmen olarak Melodi Baç canlanıyordu :D

Puanım: 4.15/5
Yayınevi: Destek Yayınları
Yazar: Melodi Baç
Fiyat: 23 TL

2 yorum:

  1. Ne güzen yazmışsın yorumu:) okurken çok eğlendim ve mutlu oldum. Dürüstlüğün için teşekkür ederim. Evet Carmen başına iş açmadan akıllanmayan biri ama herkes düşe kalka büyümez mi zaten:) Umarım hemen bitirim 2.kitabı da yorumunu okurum buradan tekrar. Sevgiyle kal;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Asıl ben teşekkür ederim. Yanlış anlamamanız beni çok mutlu etti. Bu kadar güzel bir kitabı her yönüyle ele almam gerekiyordu. Carmen konusunda çok haklısınız. Şahsen ben onun yerinde olsam bu kadar sağlam duramazdım belki de. Bu arada yukarda yazdığım 'cahil' kelimesi kesinlikle aşağılamak için değil konu hakkında bilgi sahibi olmadığını belirtmek içindi. Hem ne demişler 'Cehalet, erdemdir.':) İkinci kitabı sabırsızlıkla bekleyeceğim. Aklımda o kadar soru var ki... Enka ne çılgınlıklar peşinde? Geriye kalan iki zümrüt kim olacak? Ama özellikle Ron ve Carmen ne olacak? :) Bu güzel kitap için tekrar teşekkürler. Ellerinize sağlık:)

      Sil